yazı

Sm. – Let’s talk everything – Tümay Solak

Ben Tümay Solak.

Öncelikle kısaca kendimden bahsetmem gerekirse, kurucu ortaklığını üstlendiğim Enerji Analiz e-öğrenme platformunun bu yıl itibari ile danışma kurulunda yer alıyorum. Girişimcilik ekosistemi içerisinde çeşitli platformlarda girişimlere mentorluk ve melek yatırım yapıyorum. Profesyonel hayatımda strateji, iş geliştirme, girişimcilik ve inovasyon alanında çeşitli kurumlarda görevler aldım ve almaya devam ediyorum. Elektrik ve Elektronik Mühendisliği mezunuyum ve Enerji Teknolojileri alanından yüksek lisans yaptım. Bununla birlikte, Podcast ekosistemine yaklaşık 2 yıl öncesinde dahil oldum. İlk Podcast tecrübem olan Corprenuers ile birlikte 1 yıl süresince her hafta girişimcilik ekosistemindeki gelişmeler hakkında içerikler ürettim. Ardından, Dünyada ve Türkiye’de enerji alanındaki gelişmelerin yer aldığı Enerji Sohbetleri Podcast’inin yapımcılığını üstlendim. Son olarak ise, Sm. – Let’s talk everything isimli Podcast ile birlikte Podfresh ailesine dahil oldum.

Sm. – Let’s talk everything Podcast’imin detaylarına girecek olursam, öncelikle anlamından söz etmek isterim. Podcast’in başlığında yer alan “Sm.” aslında Solak Medya’nın baş harflerinden oluşmaktadır. Devamında yer alan slogan niteliğindeki açıklama ise “Let’s talk everything” yani her konuda konuşabileceğimi ifade etmektedir. Bu sayede kendimi bir sektöre ya da bir alana kısıtlamadan, aklıma gelen ya da ilgilimi çeken konular hakkında içerikler üretebileceğimi düşündüğüm için bu şekilde bir başlık koymayı uygun buldum. Mayıs ayı itibari ile de otuzdan fazla bölüm yayınlamayı başardım. Bu bölümler dahilinde iki sezonu geride bırakırken, üçüncü sezona da başlamış bulunuyorum. İlk sezonda, daha çok kendi hobilerimden, deneyimlerimden ve paylaşmak istediğim konuları ele aldığımı söyleyebilirim. İkinci sezonda ise, birinci sezondan aldığım güzel geri bildirimler ışığında, içeriğinde yeni nesil kurumsal hayatın dinamiklerini ele almaya ve anlatımı okuduğum kitaplardan yapmaya çalıştım. Aslına bakarsanız, ikinci sezon daha temel konuları kapsarken, okuduğum kitapları da önerdiğim ve kendi adıma pekiştirdiğim bir sezon olduğunu söyleyebilirim. Gelelim, yeni başladığımız üçüncü sezona. Başladığımız diyorum çünkü, artık bir sunucumuz daha var. Sevgili Ece Merve Yeter ile birlikte, üçüncü sezonda hem kurumsal hayat hem de sosyal hayat içerisinde kabul edemediğimiz konuları ele aldığımız ve aynı zamanda karşılıklı fikir ayrılıkları yaşadığımız alanlarda içerikler üretiyoruz. Bu nedenle de üçüncü sezonun mottosunu “Kabul Edilemez” olarak belirledik.

Bu motivasyon ile birlikte umarız dinleyicilerimiz de keyifle konulara dahil olabilecek ve kendilerinden de yaşadıklarına dair izler bularak bizlere öneriler yapacaktır. 

Podcast yapmak yalnızca metinsel ya da hikayeleştirilmiş içerik üretmek değil, o içeriği tüm gürültülerden arındırılmış bir şekilde tüm mecralarda sesli olarak paylaşabilmek de demektir. Bu doğrultuda sizlerle Podcast üretmek için kullandığım ekipmanlarımı da tanıtmak isterim. Öncelikle belirtmek isterim ki, ekipman işi hem tecrübe hem de bilir kişilerden tavsiye gerektiren bir alan olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de Podfresh ailesinin ekipmanlar ile ilgili olan deneyimleri benim için çok değerli. Bu doğrultuda zamanla araştırdığım ve satın aldığım ekipmanlar olan; profesyonel podcast mikseri RODECaster Pro, Rode PodMic Dinamik Mikrofon ve Sony MDR-7506 model profesyonel stüdyo kulaklığı kullanıyorum. Aynı zamanda bu ekipmanları destekleyen; Rode DS-1 mikrofon standı ve ses izolasyonu sağlayan akustik perde yer alıyor. Bu sayede daha profesyonele yakın bir ses deneyimi elde edebiliyorum. Baktığımızda bir Podcast üretmek için bu ekipmanlar zorunluluk olmasada, kişisel olarak Podcast’in geleceğine inanıyorum, hatta inanmakla kalmıyorum ekosistemdeki gelişmelerde bunu fazlasıyla destekliyor. Bu nedenle de kullandığım bu ekipmanları kendime olan hem bir yatırım hem de bir eğitim olarak da görüyorum. 

Son olarak ise Podcast ile içerik üretiminin geleceği hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Günümüzde mobil telefonlarımızda yüzlerce farklı kullandığımız uygulamalar yerini yakın gelecekte sesli asistanlara bırakacağını düşünüyorum. Bu sayede sesli iletişimin ekosistem içerisinde daha yaygın, daha akıllı ve daha etkin olduğu bir gelecek bizi bekliyor. Bu noktada da sesli iletişim mecraları gün geçtikte artarak devam ediyor. Bu doğrultuda baktığımda, Podcast’in de yeni nesil sesli iletişim ve uygulama mecrası olduğunu ve olacağını düşünüyorum. Sm. – Let’s talk everything içerisinde de şimdiden geleceğe yönelik benzer çalışmalarımın olduğunu paylaşmak isterim. Bakarsınız, zamanla Podcast üretimi yapay zekaya kalır, nedersiniz? 

İLETİŞİM

Related posts
yazı

Tüketime Övgü - Hakan Şık / Hande Aydın

Tüketime Övgü nasıl çıktı derseniz de biraz sizi geçmişimize götürmek isteriz.
Read more
yazı

Podcaster oldum da sor bir nasıl oldum - Ümran Örkün

Çocukluğu radyo tiyatrosunu dinlemekle geçmiş, yaşını kendiliğinden belli etmeye hevesli ben denizin yolu bir gün “podcastarea” adı ile anılan arkadaşla kesişince dedim ki “Nedir bu Podcast? “.
Read more
yazı

Neden podcast yapıyorum? - Rana Beri

Merhaba, hepinize hoş geldiniz demek istiyorum öncelikle ve neden podcast yapmaya karar verdiğimi, sosyal medya mecralarına neden bir yenisini daha katmak istediğimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben daha çok işitsel alanda…
Read more

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir