yazı

Podcastlerden yükselen ses

Ses, tarihin her döneminde karşımıza iletişimin güçlü bir enstrümanı olarak çıkmakta. İnsanların ilk çağlarda mağara duvarlarına çizdikleri figürleri,  sözcüklerle henüz ifade edemediklerini anlatabilme çabası olarak görebiliriz.  Antik çağda insanlar meydanlarda bir araya gelip, aralarından hitabeti en güçlü olanı dinlerlerdi. Güzel konuşmak bir sanattı. İyi konuşan, toplumu ikna edebilen her kişi bir adım öndeydi. Siyaset arenasında da aynı durumu görmek mümkün, iyi bir lider için aranan ilk özelliklerden biri güzel ve etkili konuşmaktır. Sesin metin ve video içeriklerine göre daha sıcak iletişim olduğunu söylemek mümkün. 

Dijitalleşme, çok farklı iletişim araçlarını gündelik hayatımıza tanımlarken,  ses gücünü yitirmeden varlığını farklı biçimlerle devam ettirmeyi başardı. Bu dönüşümdeki en belirgin araçlardan birisi de Podcastlerdir. Sesli iletişimde bir seçenek olarak karşımıza çıkan podcastler, 2000’li yılların başında ABD’de başlayan bir yayıncılık türüdür. Sıralı dijital ses dosyalarının bileşimi ile oluşturulan bu yayınlar bilgisayar ya da mobil telefonlara indirilerek istenildiği zaman, istenildiği ortamda dinleyici deneyimine sunulan ses dosyaları üzerine kurulu yeni bir sistemdir. 

Podcast yayıncılığı, geleneksel mecralar arasında görülen radyo ile benzerlik gösterse de ayrıldığı pek çok nokta vardır. Öncelikle, bir lisansa ihtiyacı yoktur. Kullanıcı daha aktif roldedir. Yayını istediği zaman diliminde, istediği hız da dinleyebilmektedir. Aynı zamanda çok pahalı ve profesyonel olmayan teknik ekipmanla yayın yapma imkânı sağlar. Sahiplik yapısı özerk olduğu içinde yayıncılar oldukça özgür bir biçimde hareket ederler. 

Podcastler son 20 yılda büyüyerek gelişen yeni dijital yayınlar olarak karşımıza çıkarmaktadır. 2020 yılı verilerine bakıldığında 1.5 milyon podcast içeriği görmekteyiz. Bu mecra ABD’ de oldukça uzun yıllardır var. Ancak tüketimine yönelik artışın pandemi dönemi ile birlikte olduğunu söylemek mümkün. Gün içerisinde onlarca toplantıya, art arda eğitimlere giren ekran yorgunu insanlar için, podcastler can simidi görevini gördü. İnternet erişiminin olmadığı ya da ekran karşısında olmadıkları her an, parkta, sokakta, Metro’da istedikleri zaman dinleyebilecekleri hap bilgilerin verildiği, eğitici, öğretici ve eğlenceli yeni nesil bir medya aracı olarak sahnede yerlerini aldı.

Facebook’un kurucusu Zuckerberg podcast için “Sesli medya başka işler yaparken en kolay tüketilen medya olduğu için artık birinci sınıf medya olmayı hak ediyor dedi” ve Facebook 22 Haziran 2021 tarihi itibari ile podcast dağıtım özelliğini başlattı.

Spotify’ın sektöre yaptığı 500 milyon dolarlık yatırım, bize mecranın geleceğine dair önemli pozitif ipuçları vermektedir. Tüm bu yatırımlar bu platformlardaki reklam gelirlerine de yansımıştır. 2017 yılında 314 milyon dolar olan podcast reklam pastasının 2021 yılında 1.6 milyar dolarlık bir hacme ulaşacağı ön görülmektedir.

Reuters Enstitüsü tarafından 23 Haziran 2021 tarihinde yayınlanan Dijital Haber Raporu da podcast evreni ile ilgili ilginç verileri barındırmaktadır. ABD ve Avrupa pazarlarında yapılan araştırma sonuçlarına göre, ABD’ de podcast nedir bilmiyorum diyenlerin oranı yalnızca % 9 iken, Avrupa ülkelerinde bu oran % 17 dir. Genel olarak istatistiklere bakıldığında Avrupa ve Asya’daki podcast farkındalığının ABD’ye göre daha düşük olduğu görülüyor.

Türkiye’deki duruma bakıldığında, Türkiye artışın en çok gözlendiği ülkelerin başında gelmektedir. Aynı zamanda Türkçe podcast artışında da ciddi bir artış gözlenmiştir. Yine 2020 yılında podcast içeriğinde Türkiye’de üç kat fazla içerik üretimi yapılmış, ülkeler arasında cihaz büyümesinde de Türkiye zirveye oturmuştur. Podialab’un 2019 yılında yaptığı “Podcast Dinleme Alışkanlıkları Anketi” sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 34,2’si son üç yıldır düzenli olarak podcast dinlemektedir. Podcast dinleme amaçlarına bakıldığında, bu kişilerin yüzde 49,1 yeni bir bilgi edinmek, yüzde 28,7 si kişisel eğitim ve gelişim, yüzde 17,9 u ise günlük haber ve gelişmeleri takip etmek amacıyla podcast dinlediklerini söylemiştir.

Amerika’da 2000’li yıllarda başlayan podcast yayıncılığı ülkemizde yaklaşık 20 yıl sonra varlığını göstermesine rağmen hızla yükselen bir trend eğilimindedir. Yayıncılar dinleyicilerine, habercilik, eğitim, belgesel, spor, edebiyat, eğitim, seyahat, bilim, belgesel gibi içerikler sunmaktadır. Yayıncı profillerine bakıldığında medyada yer alan profesyonelleri gördüğümüz gibi bağımsız yayıncılar ile de karşılarız. Daha önce gazetecilik yapmış ya da hala yapmakta olan, tiyatro sanatçısı gibi farklı meslek gruplarından birçok içerik üreticisini bu mecrada yayıncı olarak görmek mümkün. 

Related posts
yazı

Şipşak Podcast

Şipşak Podcast’e “High key – Low Key Aydınlatma” bölümüyle birlikte sezon arası verdim. Yeni sezona daha fazla içerikle ve daha fazla fotoğrafçılık alanındaki tecrübelerimle, her hafta bölüm yayınlayarak devam edeceğim. …
Read more
yazı

Spotlight + Podcast serisi

In-Between Tasarım Platformu Spotlight + Podcast serisi yeni sezonunda United Colors of Benetton iş birliği ile yaratıcı genç profillerle birbirimize ve dünyamıza daha iyi davranmanın yollarını arıyor. In-Between Tasarım Platformu…
Read more
yazı

Bunca İçerik Nasıl Takip Edilecek?!

Üstümüze üstümüze içerik atılıyor. Her köşeden bir video, her kafadan bir podcast önerisi, her melankolikten bir kitap tavsiyesi ve her kimseden bir film önerisi geliyor. Gençlik dönemlerimizde binbir alengirle izletilmeye…
Read more

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir