yazı

Köklü haber kuruluşları podcast stratejilerini değiştiriyor

Podcast danışmanı olmanın en kötü yanı ne biliyor musunuz? Herkesin her şeyi zaten bildiğini sanması…

Yetenekli insanlar ve şirketler podcast’in etrafındaki artan popülariteyi görüyorlar ve kendileri de bunun bir parçası olmak istiyorlar. Bir şeyleri kaçırıyor olmak korkusuyla da geçtiğimiz yedi yıl sürecinde bir nevi altına hücum gibi hepsi podcast işine balıklama atladı.

Köklü televizyon, gazete ve radyo habercilik kurumları da öngörülebilir bir tavır sergiliyor: Podcast ekosistemine bakıyorlar ve bu sürekli değişim çağında kendilerini ileriye taşıyabilecek olası bir yol görüyorlar. Bir yapımcı, sesten sorumlu müdür veya başka bir etkileyici ve kurumsal duyulan unvana sahip birilerini işe alıyorlar (ki genellikle bu insanlar podcast alanında üretici bir geçmişe sahip olsalar da neredeyse hiçbir zaman yönetici veya stratejik bir karar alma pozisyonunda tecrübeye sahip olmuyorlar.) Sonrasında bu insanlara geniş bir kadro ve derin bir bütçe veriliyor ve bu yeni ekipten mucizevi bir şekilde yeni bir The Daily, Radiolab veya Serial yaratmaları bekleniyor.

Neredeyse tüm büyük haber mecraları yukarıda anlattığıma yakın bir süreçten geçti. Peki, kaçı bu stratejiyi kullanarak başarılı olabildi? Neredeyse hiçbiri! Ve daha da kötüsü bazı ufak başarılar yakalayanlar da bunu istikrarlı bir şekilde sürdüremiyor.

Birkaç yıldır inkârcılık ve gizli bir iyimserliğin karışımı sayesinde durum idare ediliyordu. Haber mecralarının yöneticileri şuna inanıyorlardı ki, başkaları podcast sayesinde başarılı olduğuna göre kendi yatırımlarının karşılığını da çok yakın zamanda almalıydılar. Milyonlarca dolarlık satın alma ve dağıtım haberlerini, önemli podcast yıldızlarına ödenen paraları gördükçe kendilerinin de yakında başarıya ulaşacaklarına inanıyorlardı. Çok yakında…

Ancak, 2022’de bu durumun değişeceğine inanıyorum. Videoya geçişi hatırlıyor musunuz? Aynı şey podcast’e de olacak: Tek bir sihirli podcast stratejisini bir diğeriyle değiştirmek için yapılan pek çok başarısız girişim

Açık olmak adına şunu söyleyebilirim ki gelir elde etmeyi istemekte hiçbir sorun yok. İşletmeler kâr elde etmek için varlar ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar da para kaybetmeden bir hizmet sağlamaya başlarlar. Gelir her ikisi için de gereklidir. Ancak ‘neyi ölçüyorsan osun’ dünyasında podcast’te gelir anlamında başarıya ulaşmanın en kötü yolu, geliri temel hedef olarak görmektir.

Kurumlara podcast hakkında sunduğum en önemli ders şudur: Başarılı kabul ettiğiniz her bir podcast’inizin başarılı olmasının sebebi, kendi kitlelerini yaratmakta başarılı olmalarıdır. Gelecekte başarılı olacaklar da podcast’lerini öncelikle kitleleriyle ilişki kurmak ve bu ilişkiyi derinleştirmek için kullanacak olanlardır.

Öncelikle gelire odaklanan bir yaklaşım ise birçok probleme yol açar ve daha sonra da bu problemleri çözmeye yönelik birçok aptalca çözüme: Sıklıkla halihazırda düşük performans gösteren bir portfolyo daha da zorlanır, yatırımlar azaltılır ve kurum, yaratıcılar ve dinleyiciler için her şey daha az eğlenceli hale gelir.

Birincil odağınızı kitle yaratmak olarak tanımladığınızda ise yine birçok probleme sebep olursunuz. Ancak bunlar sahip olmak için harika problemlerdir:

  • Tüm bu dinlemeleri nasıl paraya çeviririm?
  • Nasıl işbirlikleri ve partnerlik fırsatları yaratabilirim?
  • Nasıl yeni abonelik imkânları yaratabilirim?
  • Tüm bu insanlarla nasıl etkileşime geçebilirim?

En önemlisi de, kitleye odaklanmak podcast işine atılan tüm köklü medya kuruluşlarının yaptığı büyük hatanın farkına varmayı sağlar. Bu büyük hata şudur: Üretim süreci için büyük yatırımlar yapılır ancak kitle etkileşimi, sosyal medya veya yarattıkları şeyin etrafında kuracakları bir komüniteyi oluşturmak için gerekli diğer araçlara hiç kaynak ayrılmaz.

Bir kitleniz yoksa gelir elde edemezsiniz, yani gelirinizi artırmanın anahtarı kitlenizi büyütmektir. Kitleye odaklanın, para ardından gelecektir.

İnanıyorum ki önümüzdeki yıl birçok köklü kurumun finans departmanları podcast’e yapılan yatırımlarına ve bu yatırımların getirisine bakacak, bir sorun olduğunu fark edecek ve bir değişiklik gerektiğini söyleyecekler. Ve haklı olacaklar.

Ancak böyle zamanlardan korkmaya gerek yok. Bunlar eldekilere bakmak, önceki tecrübelerden ders çıkarmak ve podcast ekibini başarıya ulaşacakları rotaya yönlendirmek için fırsatlardır. Eğer bu gerçekleşirse işte o zaman Podcast Stratejisi 2.0 (veya 3.0, veya 6.0) heyecan verici bir geleceğe atılan bir adım gibi hissettirecektir.

Yazının orjinali: Eric Nuzum

Çeviri: Almila Emre

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir