GenelPubLiga

Peki Bizim neYimiz Eksik?

Milattan önce 5000 yılında dahi kadınların Çin’de Tsu Chu adlı bir sporu icra etmeleri, aslında kadınların spordaki yerinin insanlık tarihi kadar eski olduğunun bir kanıtı olsa da modern dönemde çok başka bariyerler ile bu alanda cinsiyet eşitliğini sağlayabilmiş değiliz. Belki de kadınların spordaki yerine ilk darbeyi vuran Antik Yunan Olimpiyatları’nı, modern sporlardaki çıpa olarak kabul etmemiz bu gerilemeye sebep oldu bile denilebilir. 

Podfresh bünyesinde faaliyetlerine devam eden Publiga’nın en yeni programı olan ve aylık eğlenceli temalarla, ağırlıklı olarak spora saha dışı perspektiflerden değineceğimiz L.

ipsum’da açılışı; Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan 8 Mart haftasında, Kadınların Spordaki Yeri teması ile yapmamız da bu sebeptendir.

Programda; kadınların saha içindeki yerinin dışında, saha dışı konulara da eğilerek sorunun toplumsal cinsiyet ekseninde olabildiğince kapsamlı bir şekilde ele almamızın yanısıra hem kadın hem de erkek gözünden olabildiğince farklı anekdotlarla da tartışmayı başlatmak niyetindeyiz.

Örneğin; 1790’larda İskoçya’da kadınların da oynadığı futbol, ne sebeple kadınların esamesinin bile okunmadığı, Türkiye’de ve Dünya’da adı geçen kulüplerin daha yeni yeni kadınlar için de “amatör” şubeler kurdukları bir seviyeye geriledi? Kadınların spor kulüpleri ve tribünde bir avuç kadın ile temsil edilmelerinin gerekçeleri neler? Tribünlerde hala edilgen cinsellik ve kadınlık teması üzerinden aşağılayıcı nitelikte tezahüratlar yapılmasının, toplum sosyolojisine etkileri nelerdir? Taraftar grupları, toplumu derinden yaralayan kadın cinayetleri söz konusu olduğunda, cinayetin hedefi olan kadınları siyah pankartlar ile anarken failler hakkında neden tek bir kelam etmiyor? Neden hala dünyanın birçok bölgesinde, kadının oynayabileceği yegâne top oyununun oldukça da sert bir spor olan Rugby olabileceği benimsendi?

Bu gibi sorulara yanıt arayacağımız programımızda, kadınların yanında yürümeyi tercih eden erkeklerin ne gibi katkılar ile durumu eşitleyebileceğinin altını çizecek, amatör şubelerde ve genç takımlarda ne gibi projeler ile fayda doğurabileceğimizi irdeleyecek ve spor endüstrisinde kulüpler, oyuncular, taraftarlar ve basın mensuplarından sonra önemli bir kaldıraç güç olan sponsorların ne gibi etkinlikler ile konuyu ele alabileceğine de değineceğiz.

Biz kadınlar; artık sporda bize lütuf niteliğinde bir yer ayrılmasını değil, dişimizle, tırnağımızla, etimizle, kemiğimizle ve kanımızla yer almak istiyoruz. Babalarımızın top oynamayı, sadece oğulları değil aynı zamanda kızlarıyla da yapılabilecek keyifli bir aktivite olarak görmesini bekliyoruz. Beden eğitimi öğretmenlerimizin, bizleri bir kenarda sohbet edebilmesi için rahatça bırakılan çocuklar olarak görmelerini değil, herhangi bir spor dalında geliştirilebilir bir potansiyele sahip öğrencileri olarak görmelerini talep ediyoruz.

Popüler kültüre dair sanatlarda; erkek sporculara hayranlığı ile ilgi çekici bir senaryo öğesi olarak yazılan kadın karakterleri değil, erkek ya da kadın fark etmeksizin herkese rol model olabilecek kadın sporcu karakterleri izlemek, görmek ve duymak istiyoruz. Sportif pazarlamada sadece kadın ürünleri satan markalardan sponsorlar edinmek değil, cinsiyet ayrımı konmaksızın herhangi bir hedef kitleye hitap edilebilecek markalar ile iş birliğine gitmek istiyoruz. Bizler fizyolojik farklılıklarımızın farkındayız ancak bunu taraftar ürünleri satın alırken de deneyimlemek istiyoruz. 

Sadece tribüne ulaşmaya çalışırken çektiğimiz yol süresi boyunca “aramızda kadınlar var, lütfen daha kibar olalım” uyarılarını duymak değil, tribünde yer aldığımız süre boyunca da aynı hassasiyeti işitebilmek istiyoruz. Nepotizm ile yönetimlerde yükselen oğullar kadar değerli olduğumuzu bilmek istiyor, sadece suni olarak pozitif ayrımcılık hedefi ile listelere girmek yerine fikirlerimiz ve eylemlerimiz ile spora hizmet etmek istiyoruz. Her şeyden önce, oyunu teknik olarak da okuyabilmemize yardımcı olacak deneyime sahip olmak, herkes kadar eğlenmek, keyif almak ve katkıda bulunmak istiyoruz!

Tüm bu konuları 4 hafta boyunca irdeleyeceğimiz ve konuklar ile kadınların spordaki yerini A’dan Z’ye tartışacağımız programımıza sizleri de bekleriz. 

Dünya Emekçi Kadınlar Günü’müz, herkes için bir kez daha kutlu olsun!

Zeynep Özkalay

Publiga Pazarlama Baş Yöneticisi ve L.ipsum Podcast Daimi Üyesi

Related posts
Genel

Gençlerin Frekansı Podcast Başlıyor | Mozartcultures

Herkese Merhaba, Sanat, bilim, felsefe ve podcast sevenleri selamlıyorum. Uzun zamandır…
Read more
röportaj

Vodafone Podcast

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?  20 yılı aşkın bir süredir İnsan Kaynakları alanında…
Read more

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir