Genel

Onaranlar Kulübü, şimdi podcast yapıyor: ‘YouTube’dan önce podcast’e giriş yaptık!’

Onaranlar Kulübü'nün kurucularından Doğukan Güngör

Onaranlar Kulübü’nden Doğukan Güngör ve Ufuk Emin Akengin’in sunduğu Onaran Podcast, haziran ayında yayın hayatına başladı. İkili bu yeni şovda insan ve kent arasındaki diyaloğu onarmayı, üretme ve paylaşma kültürüyle ele alıyor.

Ayça Han

Onaranlar Kulübü’ne bir yerlerde rastlamışsınızdır mutlaka. Belki Beşiktaş Ihlamurdere Caddesi’nde yürürken yanından geçtiğiniz bir duvarda Jetgiller’i görmüşsünüzdür, belki Cihangir Susam Sokak’ta dolaşırken Edi ve Büdü bir duvarın üzerinden size gülümsüyordur veya Caddebostan İskele Sokak’ta eski bir elektrik kutusunun üzerindeki Mars İstasyonu gözünüze çarpmıştır ve Marslı Marvin’in kızgın gözlerine bakıp “Bunu buraya kim yerleştirdi acaba?” diye düşünmüşsünüzdür.

Beşiktaş Türkali Mahallesi Mecit Ali Sokak’ta gördüğünüz Snoopy sizi çocukluğunuza götürmüş olabilir ya da Kadıköy sokaklarındaki babaların (yol kenarlarında bulunan ve baba olarak adlandırılan, araç girişini engelleyen güvenlik bariyerleri) Darth Vader’a dönüştüğünü görüp ışın kılıcınızı çekmişsinizdir.

İşte yürüdüğünüz sokağın boyası dökülmüş duvarlarına renk veren, kentin kırık dökük mobilyalarını minik dokunuşlarla iyileştiren tüm bu yerleştirmeler Onaranlar Kulübü’nün elinden çıkıyor.

Doğukan Güngör ve Ufuk Emin Akengin’in 2016 yılında kurduğu Onaranlar Kulübü, meramını görsel dünyanın parçası olan işler üreterek anlatan bir ekip olsa da “Podcast toplu taşımada, sahilde, kafede, evde yatarken, mekandan bağımsız her an topluluğumuza bilgi akışı sağlayabileceğimiz bir imkan sağlıyor” diyerek podcast kaydetmeye de başladı. Hem de ‘YouTube’a girmeden önce!’

Yayın hayatına Podfresh ağında başlamasından mutluluk duyduğumuz ekipten Doğukan Güngör ile sokakları hack’leyen ve kent sakinleri için güzelleştiren Onaranlar Kulübü’nü ve Onaran Podcast’i konuştuk.

Hem Podfresh’e hem de PodioMag’in yeni sayısına hoşgeldiniz sevgili Onaranlar. Biz sizi sokakları hack’leyen bir topluluk olarak tanıyoruz ama okuyucularımıza Onaranlar Kulübü’nü ve topluluğunuzu kısaca tanıtabilir misiniz?

Hoşbulduk! Öncelikle bu sayıda bize de yer verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Onaranlar Kulübü insanların kent ve çevresiyle olan diyaloğunu geliştirmek için sosyal fayda odaklı yaratıcı projeler geliştiren bir sosyal girişim. Bizler üretimin demokratikleşmesi, sürdürülebilirlik, kent aidiyeti, katılımcılık ve kapsayıcılık gibi kavramları odağımızda tutarak yaptığımız projelere insanları da dahil ederek iyileştirmeye ve iyileşmeye çalışan bir topluluğuz 🙂

Yıllardır yerleştirmeleri ile sokakları hack’leyen Onaranlar’ı şimdi de mikrofon başında podcast kaydederken görüyoruz. Podcast kaydetme fikriniz hangi ihtiyaçtan doğdu?

Açıkca söylemek gerekirse tamamen görsel dünyanın parçası olan işler yapan bir girişim olarak podcast mevzusuna hep mesafeli yaklaşıyorduk. Çünkü kendimizi en iyi ifade etme yöntemimiz yaptığımız işler ve bu işlerin tamamı da görsel materyaller sunuyor. Podcast dünyasının sunduğu fırsatlar ve iletişim gücü bizim için her zaman üçüncü ya da dördüncü planda kalmıştı. Daha doğru düzgün YouTube’a bile içerik üretmiyorken kendimize “Podcast de neymiş” dedik. Ancak şu an mikrofon başında olmamızın en büyük sebebi, yaptığımız işlerin artmasıyla birlikte topluluğumuzla daha sık ve doğrudan iletişim kurma ihtiyacımız. Bize yöneltilen sorular ve merak edilen detaylar için her zaman görsel bir şeyler üretemeyiz. Daha hızlı, daha doğrudan ve daha mekandan bağımsız olarak bizimle iletişim kurmak isteyenlerle birlikte olmalıydık. Bazen yaptığımız iş, anlatmak istediğimizin önüne geçiyor. Ancak podcast dünyasında bu yok, burada içerik bizim anlatmak istediklerimiz! Tüm bunların sonucunda biz de podcast dünyasındayız ve iyi ki de varız. 🙂

Üretmeye ve paylaşmaya odaklı bir topluluğunuz var. Topluluk yönetimi açısından sesli mecralar içerik stratejinizde nasıl ve nerede konumlanıyor?

Toplululuk yönetimi bizim yaptığımız için en önemli parçası. Topluluğu beslemek, doğru ve demokratik bilgi paylaşımı her açıdan çok önemli. Toplu taşımada, sahilde, kafede, evde yatarken, mekandan bağımsız her an topluluğumuza bilgi akışı sağlayabileceğimiz bir imkan sağlıyor podcast. Onaranlar Kulübü’nü diğer tüm sosyal mecralarda yaptığı işlerle görüyoruz. Ancak perde arkası, sosyal etki gücü, mesajları sesli mecralarda vücut buluyor gibi. Önümüzdeki dönemlerde Sıkça Sorular Sorular üzerinden bir yayın akışı planlıyoruz mesela. Okumaya ya da izlemeye vakti olmayan kişiler sadece bir podcast yayını ile bizimle ilgili merak ettiği hemen her bilgiye erişebilecek.

Onaran podcast’te bugüne kadar tanıtım bölümüyle birlikte üç bölüm yayınlandı. Podcast formatı hakkında neler düşünüyorsunuz?

Onaran Podcast ile amacımız; yaptığımız işlerin, birlikte çalıştığımız paydaşların, tasarımcıların, sanatçıların onarıcı yanlarını ortaya çıkarmak. Bu değer önerisi ile yola çıktık. Ancak aşırı yabancı olduğumuz sesli mecra dünyasına birazcık giriş yapınca ve doğru bir yapımcı ile ilerleyince kafamızda pek tabii formatlarla ilgili birçok fikir de gelişti, gelişmeye devam ediyor. 🙂 Önce biraz alışmak ve alıştırmakla başlayan yayınlar, dozunu artırarak belli formatlara evrilebilir. Yaptığımız projeler, başımızdan geçen bir olay, gittiğimiz bir etkinlik, gelecek senaryolarımız, birçok içerik başlığı var aklımızda. Şimdilik spoiler vermeyelim ama Onaran Podcast ilk bölümlerdeki gibi bir formatla kalmayacak gibi. 

Onaranlar’ın hedef kitlesi kimlerden oluşuyor? Onaran Podcast ile ulaşmak istediğiniz hedef kitlede farklılıklar var mı?

“Hedef kitleniz kimlerden oluşuyor?” sorusunun cevabı bizde çok net: HERKES! Bir ürün ya da hizmet sağlayıcısı değiliz. Biz kentine, kendine, çevresine etki eden herkesin dünyasına hitap ediyoruz bence. Sosyal medya verilerine bakınca elbette daha çok 24 – 35 yaş aralığındaki bir kitlenin bizimle daha çok ilgilendiğini görüyoruz. Bu kitle umuda tutunan bir kitle. Öte yandan yaş almış ve bizi sokakta görüp, gazetede okuyup direkt temasa geçen bir kitle de var. Podcast yayınımız akıllı telefon kullanabilen, bilgi ve bilişim fırsatı olan herkese erişebilir. 

Onarma, üretme ve paylaşma süreçlerinizi hep görsel dünya üzerinden ulaştırdınız takipçilerinize. İnsanlarla ilk defa sadece sesinizle ilişki kuruyorsunuz. Podcast’inizi kaydetmeye başlamadan önce tatlı bir gerilim, heyecan yaşadınız mı?

Elbette yaşadık 🙂 En büyük çekincemiz önceliklendirmeydi. Görsel dünyanın parçası olan işler yapıyoruz daha önce de belirttiğim gibi. Yani YouTube varken podcast ile başlamak ne kadar doğru? Zaten kısıtlı bir zaman ve insan kaynağımız var, bunu hangi kanala yöneltmemiz gerekiyor diye çok düşündük. Sonuç olarak YouTube’dan önce podcast’e giriş yaptık mesela. Onlarca video, belgesel teklifi gelmesine rağmen önceliğimizi podcast’e verdik. Heyecanlıydık, hala da heyecanlıyız. 🙂 Düşünsenize tarihte de önce yazı, sonra ses iletildi. Ses aslında çok ilkel bir iletişim arayüzü gibi. 2022’lerdeyiz ve şu an ses üzerinden büyük bir pazar yönetiliyor. Çok heyecanlı! 

Kaydettiğiniz ve kaydedeceğiniz bölümlerin dinleyicileriniz üzerinde nasıl bir etki yaratmasını umuyor / hedefliyorsunuz?

Onarıcı etkisi olsun dinleyiciler üzerinde. Onlara umut versin, merak etsin, merakını gidersin, harekete geçirsin istiyoruz. Başka hikayeler çıksın, o hikayeleri de biz dinleyelim istiyoruz. 

Kayıttan önce içerik notları hazırlıyor musunuz yoksa konuya karar verip direkt anlatmaya mı başlıyorsunuz? Bölüm hazırlık sürecinizden ve bir bölüm hazırlığının ne kadar sürdürdüğünden bahsedebilir misiniz?

Lütfen özensizlik gibi algılanmasın ama şu ana kadar olan tüm yayınlarımız tamamen spontane oldu. Hiçbir hazırlık yoktu. Kayda geçmeden bir 5-10 dk önce takım arkadaşım Ufuk ile şöyle ayak üstü ne konuşuruz istişaresi yaptıktan sonra hop yayındayız! 🙂 Biz insanlara haber bülteni ya da blog içeriklerini sesli sunmuyoruz. sohbet ediyoruz. Ve dinleyicilerin de bu sohbetin bir parçası olmasını istiyoruz. 🙂 

Onaranlar’ın üretimlerine ilgi duyan, atölyelerine katılan ya da sadece sosyal medyadan takip eden insanlar veya sizi ilk defa podcast’iniz ile tanıyanlar Onaran Podcast’ten neler öğrenebilirler?

İlk yayınlarımızla birlikte neler yaptığımızı, nasıl aksiyon aldığımızla ilgili temel bilgileri edinmiş olurlar. Elbette tanırken de akıllarda belli soru işaretleri oluşacaktır. Yine bu soruları da ilerleyen bölümlerde cevaplamış olacağız. 

Takipçilerinizden ya da etkileşimde olduğunuz kurumlardan podcast’iniz hakkında nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Çok net ifadeyle, fikrini önemsediğimiz hemen herkesten olumlu geri dönüşler aldık. Henüz daha çok yeniyiz, öğrenmemiz gereken çok detay var podcast dünyası ile ilgili, bunun farkındayız. Ama daha şimdiden olumlu geri dönüşler almak bize daha fazlasını yapmamız noktasında teşvik ediyor. Hırsla değil, keyifle elbette. Podcast bizim için sohbet ortamı ve canımız isteyince yapacağımız bir şey. 

Yola yeni çıktınız ancak bu süreçte podcast üretmenin artıları ve eksileri ile ilgili gözlemleriniz oldu mu?

Artıları ile başlamak isterim. Bir kere çok hızlı aksiyon alabiliyor ve hızlıca yayına sokabiliyoruz. Öte yandan kısa zamanda birçok kişiye erişim imkanı sağlıyor. İlerleyen zamanlarda artılarının daha çok farkında olacağımız kesin. Eksilerine gelince; önünüzde bir mikrofon ve sesin patlamaması için özel bir efor sarf etmeniz gerekiyor. 🙂 Bizim gibi çok hareketli bir ekip için sürekli oturarak konuşmak biraz kısıtlayıcı. ama hallediyoruz. 🙂 

Podcast fikrinizin hangi aşamasında Podfresh ile kesişti yollarınız, birlikte üretmek neler hissettiriyor?

Takım ile birlikte 2021 Ekim yayında Tiflis’e tatile gitmiştik. Onaran Podcast projesi ile ilgili fikirlerimiz dönüş yolculuğunda ortaya çıktı. iPhone’umun notlarına yazmıştım; nasıl olacak, değer önerileri ne olacak vs gibi. Pek tabii Podfresh’in varlığından haberdar olduğumuz için de ilk bulduğumuz fırsatta kendileriyle iletişime geçtik ve hayalimizi anlattık. Sevgili Aykut ve Uraz ile Bomonti’de bir araya geldik. Heyecanımızı aktarırken bizden daha heyecanlı bir ikili vardı karşımızda. Aslında tam da o an doğru bir noktada olduğumuzun farkında vardık. Çünkü yaptığınız işin sizi heyecanlandırması bir kenara, hizmeti alacağınız, sizin için emek harcayacak insanları da bu denli heyecanlandırması çok önemli. İyi ki dediğimiz bir noktada; hiç kasmadan, keyif veren bir şekilde işbirliğimizi yürütüyoruz. Artık hayallerimizi tek başımıza kurmuyoruz! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir