röportaj

Can Öz #PodiolabSoruyor

Podiolab’de yeni bir seri daha başlıyor! Biz soruyoruz, Türkiye’nin en çok dinlenen podcast yayıncıları cevaplıyor. İlk konuğumuz, Yeni Medya 451 ve Anormal Şartlar Altında podcastlerinin yayıncılarından Can Öz.

Podcast yapmaya nasıl ve neden başladınız?

Socrates dergi ekibinden Atahan, Kutay, İnan ve Buğra, yani daha genç arkadaşlar ara sıra düzensiz podcast yayınlarıyla futbol konuşuyorlardı. Bu programın ismi daha sonra Socrates FC olarak belirlendi. 2019’la birlikte Socrates bir dergi olmayı aşıp hevesli bir yeni medya kuruluşuna dönüşünce, 2019 Ağustos’unda Cem Pekdoğru’nun yayın yönetmenliğinde profesyonel olarak podcast yayınlarına başladık (kadro, bütçe, stüdyo, organizasyon). Ben ise pandemi döneminde spor tamamen durunca, podcast yayın programını doldurmak için arkadaşlarımdan rica ederek iki spor dışı podcaste başladım. Bir panik hamlesiydi, ancak beni çok mutlu eden sonuçlar doğurdu.

Sizin için bir podcasti dinlenebilir yapan şey nedir?

Merakımı gidermesi veya eğlendirip kafa dinlendirmesi. Ayrıca anlatıcının/konuşmacının retoriği, sesi, konuya ve programın akışına hakimiyeti tabii.

Podcast yapmakla ilgili en çok neyi seviyorsunuz? Neden?

Kendim podcast kaydedediyorsam: program için çalışırken öğrenme hırsı ve iştahını kamçılaması, ayrıca iyi bir iş çıkarınca bunu dinleyenlerin olduğunu bilmenin verdiği bencil tatmin. Partnerlerle kurulan eşsiz ve derin entelektüel ilişkinin verdiği özel bir haz da var.

Podcast yüzünden başınıza gelen en iyi şey nedir?

Çalışırken müthiş şeyler öğrendim. Bir de çok eski iki arkadaşım podcastleri dinlemişler bana ulaştılar, tekrar buluştuk, tekrar arkadaş olduk.

Podcastinizle ilgili başarısız olduğunuz şey ne oldu?

Akla gelebilecek her türlü şey. Kayıtta telefonu açık unutmaktan kötü bölüm kaydetmeye, kaydı gününe yetiştirememekten program girişini bir türlü kotaramayıp 10 kere tekrar kayda girmeye, yanlış bilgi verdiğini podcast yayınlandıktan sonra fark etmekten bölümün yeterince dinlenmemesine ve beğenilmemesine. Akla gelen her türlü aksilik.

Podcast dışı hangi beceriniz size podcast yaparken yardımcı oldu?

Yayıncılıktan gelen hızlı ve pratik araştırma ve teyit etme çok işime yaradı. Bir de çene düşüklüğü tabii.

Bir podcast bölümü oluştururken hangi süreçlerden geçiyorsunuz?

Yeni Medya 451’de sezon başlamadan bölümlerin konularını belirliyoruz. Sonra kayıttan 2 hafta öncesinden Ümit Alan ile birlikte konuyu/temayı teyit ediyoruz ve sonrasında çalışma başlıyor. Karşılıklı notlar alınıp bölüm akışı belirleniyor. O akışta konular paylaşılıyor ve tekrar çalışılıyor. Program günü geldiğinde ise programdan bir süre önce buluşulup akış üzerine konuşup kayda giriyoruz.

Bir podcast bölümünü pazarlama / tanıtım sürecinde neler geçiriyorsunuz?

Yayın yönetimi ve Pazarlama birimleri ilgileniyor bu konuyla. Podcastin thumbnail tasarımından yayınlanacağı platformlara, bu platformların özelliklerinin doğru kullanılmasına, konuların seçimine ve başlık belirlemeye kadar her şey pazarlamanın da bir parçası aslında. Sonra da tabii ki tweet paylaşımları, zaman zaman reklam ajansıyla yapılan özel mini-kampanyalar, diğer programlarda programdan bahsetmeler, küçük performans ölçümlü reklamlar vs.

Bölümleriniz için konuk bulmanız gerektiğinde nasıl bulabiliyorsunuz? Nasıl bir araştırma yapıyorsunuz?

O bölüm için aklımıza ideal bir konuk gelmiyorsa zaten araştırmıyoruz. Özetle bölüme konuk aramıyoruz, ama “yaaa, x katılsa ne müthiş olur” dediğimiz an görüşüyoruz. Katılırsa birlikte yapıyor, katılmazsa da kendi kendimiz devam ediyoruz.

Podcast’inizi büyütmek adına bulduğunuz en etkili yol nedir ve bunu nasıl uyguluyorsunuz?

Frekans ve içerikte istikrar, programın ilginçliğini tazelemesi için doğru konu seçimleri ve programcıların enerjisinin hep programa uygun olması. Özetle bir numaralı yöntem iyi, düzenli ve ısrarlı podcast hazırlamak.

Mevcut podcastinize baştan başlamış olsaydınız bu sefer neyi farklı yapardınız?

İlk güne göre daha rahat konuşabiliyor, sözü uzatmamayı daha iyi biliyor, programı akıtmayı daha iyi beceriyorume (daha yol uzun, o ayrı). Bunun sebebi de ilk programlarda zorlanmam. O yüzden bir şeyi değiştirmezdim açıkçası.

Diğer podcast yayıncıları için ne gibi tavsiyeler verirdiniz?

Podcast dünyasında büyük bir balon var. Olduğundan daha büyük, daha hızlı büyüyecekmiş gibi gösteriliyor. Sonra podcast yayıncısı olunca tablo hayal kırıklığı yaratabiliyor. Yaratmamalı, çünkü bu balonun ardını gördüğünüzde podcastin her sene %20 gibi bir hızda istikrarla büyüdüğünü görüyorsunuz. Bu çok hassas bir oran, çünkü bu sayede yeni izleyici, kemik izleyiciyi bastıramıyor. Bu da sizin podcast kimliğinizin aslında baskın olmasını sağlıyor. Mesela Youtube’da izleyici kimliği programlarda daha baskın ve etkindir ve bu da alanınızı daraltır. Podcast bu açıdan olağanüstü doğru bir büyüme çizgisinde ve bunun kıymetini bilmek gerek.

EKİPMAN ÇANTASI

Mikrofon: RODE Podcaster
Donanım: Behringer U-PHURIA (UMC404HD)
Yazılım: Pro Tools // Evden kayıt için Audacity

Related posts
Genelyazı

Aikido prensipleriyle Podcast yapılır mı?

Madem PodioMag’in bu sayısında kapakta Sokrates var ve madem spor ağırlıklı bir sayı oluyor, o zaman neden savaş sanatlarından bahsetmiyoruz ki? Uzun zamandır planladığım “Savaş Sanatları” Podcastini 2021 yılında sizlere…
Read more
Genelyazı

Ayın Şipşak'ı

Ekonomik durum makina üreticilerini ne kadar etkilese de, her yıl birbirinden güzel ve hatta her ay yepyeni kamera ve lens modelleri duyuran firmaların haberleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Ben de Podiomag çatısı altında her ay bu gelişmeleri sizlere iletiyorum.
Read more
PubLigayazı

Irkçılık, Diz Çökme Eylemi ve Wilfred Zaha

Irkçılık dünya genelinde günümüz toplumunun en önemli sorunlarından biri. Dünya genelinde her toplumda bulunan ırkçılık, ten rengi, dili, inancı veya doğduğu ülke yüzünden farklı görülen herkese yönelik gerçekleştirilen olumsuz söz, davranış ve eylemler bütünüdür.
Read more

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir